Dünya Altın Konseyi (WGC) verilerine göre, yerli yatırımcıların zirve fiyatlamalar sonrası kâr realizasyonuna yönelmesiyle Türkiye’deki altın yatırım talebi yılın üçüncü çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 39 gerileyerek 12,6 tona indi. Aynı dönemde küresel altın piyasasının parasal büyüklüğü ise 566 milyar dolarla tarihi zirvesine ulaştı.
WGC’nin 2026 üçüncü çeyrek bülteninde, yurt içi yatırım amaçlı altın alımlarının temmuz-eylül aralığında bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 39, 2025’in eş dönemine göre yüzde 12 daraldığı görüldü. Hacim 2025 üçüncü çeyreğinde 14,3 ton, 2026 ikinci çeyreğinde ise 20,7 ton düzeyindeydi. Çeyreklik bazdaki düşüşe rağmen, baz etkisinin devreye girmesiyle dokuz aylık kümülatif yatırım talebi yıllık yüzde 19 artış kaydederek 59 tona yükseldi.
Yılın ilk döneminde maliyetlenen yerli portföyler, ağustostaki değer artışlarını alım fırsatından ziyade kâr satışı olarak değerlendirdi ve iç piyasadaki fiziki altın uzun süre negatif primle işlem gördü. Gram altının eylül ayı bitiminde 6.400-6.500 lira bandına, ons altının ise 4.000 dolara çekilmesiyle dip seviyelerden kurumsal ve bireysel talep yeniden canlandı ve fiyatlama yeniden primli yapıya geçti.
Yurt içi takı talebi yıllık yüzde 4, çeyreklik bazda yüzde 15 daralarak 6,9 ton seviyesine çekilse de küresel çaptaki yüzde 17 ve Orta Doğu’daki yüzde 22’lik gerilemeye kıyasla defansif kaldı. Külçe, sikke ve ziynet dahil Türkiye toplam tüketici talebi yıllık yüzde 9 kayıpla 21,4 tondan 19,5 tona düştü. Madencilik arzında ise Kışladağ sahasındaki operasyonel gerileme sebebiyle çeyreklik yerli üretim yıllık bazda yüzde 16 düşüş kaydetti.
Tezgah üstü işlemler dahil edildiğinde küresel altın talebi yıllık yüzde 1 azalarak 1.369 tona gerilerken, ilk dokuz aydaki toplam hacim 3.881 ton ile yatay kaldı; buna karşın nominal talep 566 milyar dolarla rekor kırdı. Rezerv çeşitlendiren merkez bankaları üçüncü çeyrekte 321 tonluk alımla dokuz aylık toplam taleplerini yüzde 6 artırarak 675 tona taşıdı. Makroekonomik riskler ve borç sürdürülebilirliği kaygılarıyla ETF’lere 211 tonluk sermaye girişi olurken, küresel fiziki sikke ve külçe talebi yüzde 19 kayıpla 268 tona indi.
