Ekonomi yönetiminin yeni yıl gelir politikaları çerçevesinde emekli maaşlarına yönelik teknik hazırlıkları sürerken, resmi enflasyon farkına ilave refah hissesi veya seyyanen ödeme olasılığı değerlendiriliyor; buna karşın kademeli emeklilik ve Bağ-Kur prim indirimine dair beklentilerin mali disiplin gerekçesiyle karşılık bulamayacağı belirtiliyor.
Sözcü TV Ankara Muhabiri Bala Ateş Irmak tarafından paylaşılan kulis verilerine göre, 27 Kasım tarihinde bakanlıklar ile kamu kurumlarının bütçe maratonunun sona ermesiyle birlikte yaklaşık 18 milyon vatandaşı ilgilendiren emekli gelirleri özel olarak ele alınacak. Taban aylıkların enflasyon oranı karşısında reel alım gücünü koruyamaması gerekçesiyle yaz döneminden itibaren yürütülen teknik simülasyonların aralık ayında netleşmesi hedefleniyor.
Emekli Maaşlarında Yaş ve Prim Odaklı Kriterler
Masadaki artış senaryolarında demografik ve aktüeryal faktörler öne çıkıyor. Taban maaş alan grubun mühim kısmını oluşturan 65 yaş ve üzerindeki emeklilere farklı bir zam katsayısı uygulanması değerlendirilirken, istihdam piyasasında aktif olarak kalıp kalmama durumu da kriter olarak ayrıştırılabilecek. Ayrıca sosyal güvenlik sistemine daha uzun süre katkı sunmuş, prim gün hacmi yüksek hak sahiplerine kademeli ek oran verilmesi de alternatifler dahilinde irdeleniyor.
Asgari Ücret Dengesi ve Sosyal Güvenlik Talepleri
Doğrudan işgücü piyasasını bağlayan asgari ücret tarafında ise maliyet baskılarının üretimi yurtdışına kaydırma riski sebebiyle enflasyonun üzerinde agresif bir artış planlanmadığı aktarılıyor. İstihdam-maliyet dengesinin gözetileceği süreçte işçi ve işveren taraflarıyla paralel görüşmeler planlanıyor. Öte yandan kamuoyunda uzun süredir tartışılan kademeli emeklilik modeli ile Bağ-Kur prim gün yükümlülüğünün 9 bin seviyesinden 7 bin 200’e çekilmesine yönelik adımların masada yer almadığı ifade ediliyor.
